11 Nisan 2017 Salı

EN SEVDİĞİM 3 MARKA SORUSUNA CEVABI OLMAYAN YAZI?



Selamlarrrrrr :D

En son 11 ay önce yaptığım bir şeyle geldim size! Sevgili Deep beni mimlemiş, iyi de etmiş. 11 ay. Bayağı olmuş vay be!!

Mimin konusu ''En sevdiğimiz 3 marka''. (Sevgili Deep'in yazısı.)

Ben öyle marka takıntısı olan biri değilim hatta alış-verişten de hiç hoşlanmam bu yüzden pek ''şuna ihtiyacım var'' deyip mağaza mağaza dolandığım olmaz.
...

Şimdi elbisede sevdiğim bir marka var mı diye düşünüyorum.. evden çıkmadığım için elbise almıyorum.. alırsam da giriyorum bir mağazaya işime hangisi uygun gelirse alıp çıkıyorum. Hatta elbise alırken büyük mağazalara girmem ben. Hem pahalı oluyorlar hem de hemen hemen herkesin giydiği şeyler oluyor, pişti değil de moda olan şeyleri giymeyi sevmiyorum. Bu mağazaların sattıkları ürünler de genelde patlama falan oluyor.. bir ara herkesde şu fosfor pembe püsküllü montlar vardı görmekten bıktığım.


işte bu, günde 3 kez farklı kişinin üstünde görünce soğuyorsun ki pembeyi de hiç sevmem

Sonraaa pantolon.. eskiden kot giyerdim ama artık giymiyorum, pantolona dair aldığım tek şey siyah, kumaşı hakkında fikrim olmayan pantolon (neden artık kot giymiyorum tek fikrim yok belki okulda siyah pantolon giydiğim içindir) hem rahat hem her yere giyinilebilidiği için işlevsel. Yani pantolonda da bir marka seçmiyorum. Mavinin kotları güzel ama benim şuanlık bütçem için epey pahalı belki üniversitede alırım (üniversitede part-time çalışmayı düşünüyorum da :D ).

Ama kırtasiye malzemelerinde Faber-Castell'dir en sevdiğim marka. Hem kaliteli hem renkleri falan çok güzel hatta bittiğim bir kalemleri var ennnn bi' sevdiğim. Arkadaşım yıl başında almıştı, kaybettim :( hem manevi hem çokkk sevdiğim bir model olduğu için kaybettiğimde aşırı üzülmüştüm.. 


İşte bu kalemler.. Benimki fosfor pembesi olandı :D (Pembeyi sevmiyorum deyip pembe kalem kullanmak :D, Arkadaşım kırmızı bulamayınca pembe almış :D))

Bu pek ''en sevdiğin 3 marka'' olmadı ama olsundu :D 

Sizin en sevdiğiniz 3 marka nedir? Mimi yapmak isteyenler mimlendi!!!!




3 Nisan 2017 Pazartesi

MEZUNİYETİMSİ ''ANNEEEE MEZUN OLUYORUM BİLDİĞİN''




Saat 12.36 
(öğlen değil, gece. Ben daha kolay olduğu için 12'lik saat dilimini kullanıyorum)

Ben de bu saatte annemin ''yat artık''larına karşı dimdik ayakta, bilgisayarın başındayım.

Bilgisayara başka bir şey için oturmuştum, mezuniyet için dj'in çalacağı müzikleri seçmemiz lazım biraz fikir edineyim diye. Bu sabah müzik dersinde Barış Manço dinledik de ben de mezuniyette bir tane Barış Manço şarkısı güzel olur diye düşündüm. 

Yaz Dostumla başladım, Gülpembe'yle devam ettim en sonunda birkaç şarkısını daha dinledikten sonra bu şarkının ''Arkadaşım Eşek'' olmasına karar verdim :D Kızlara da sordum ''olur yaa, güzel olur'' dediler.  Hemen herkesin bildiği bir şarkı, bence mezuniyette bu şarkıya eşlik de edebiliriz. Güzel olur güzel :D

Biraz integral çalışayım dedim yarın sınav var falan diye ama kızlarla muhabbet bir açıldı ki bütün isteğim kaçtı (kaçmak için yer arayan ah o heves..) şuan tek yapmak istediğim bloğa yazı yazmak -hazır kardeşim uyuyorken- :D Bir de kızlarla dedikodumuza devam etmek.

Bu benim ''bugün değil'' diyen ders çalışma hevesim

Ama bu dedikodunun içeriğinden size de bahsetmek istiyorum. Şimdik bizim sınıfın mezuniyet görevlisi benim. İşte rehberlikçilerimiz ve bir matematik öğretmenimiz organize ediyor bu mezuniyeti. Bir şeylerde değişiklik , sınıflara duyurulması gereken ayrıntılar olursa sınıf temsilcilerini çağırıyor, anlatıyor biz de gereken neyse yapıyoruz. Aslında zor değil, tabii her şey üst üste binmeseydi..

Bizden yılın başından beri 4 adet çocukluk fotoğrafı istiyorlar, hani aklımızda ama sürekli bir koşuşturmaca içindeyiz o da koşuşturmayı fırsat biliyor sürekli kaçıp kaçıp duruyor. Geri geldiğinde de şu işe bakın ki ben yatakta oluyorum.. tam uyumak için kafamı yastığa koymuşken.. Şimdi Allah aşkına kim yeni ısıtmış olduğu yataktan kalkar da fotoğraf aramaya koyulur ki? Ben koyulmam. E bizim sınıf da maşallah vurdum duymazlar hanı gibi kafalarına kakmadıkça yapmıyorlar bir şeyi -sorry my best frends ama siz de onlardansınız- (not: okuldaki bazı arkadaşlarımın bloğumdan haberi var ama neymiş ne değilmiş bilmiyorlar, okumuyorlar yani bunu boşuna dedim ama olsun).
 E mezuniyete de az kaldı, geçen hafta cuma hoca çağırdı (neyse ki tek değilmişim :D diğer sınıflar da tam halletmemiş :D ) ''işte fotoğraflar artık gelsin, sizin sınıf yürürken çalınacak olan şarkı belirlensin bir de 5 tane dj'in çalması için şarkı seçin'' dedi. Cuma günü bağıra bağıra (accık mübala yaptım ama accık) anlattım durumu. ''İşet şöyle ekran gelicek, böyle kamera gelicek bakın getirmezseniz ekran bomboş olcak bizim sıramızda, pazartesi kesin getirin.'' Tabii ki gelmedi bugün o fotoğraflar.. ama en azından bir şey becerdik. Yürürken çalınacak şarkıyı ''güç bela'' seçtik. Ed Sheeran- Shape Of You oldu (benim çok sevdiğim bir şarkı ama yürürken?? pek içime sinmedi sanki öneriniz olursa belirtmekten çekinmeyin lütfen. Size ihtiyacım var şu durumda)


Müzik şeyleri bu kadar, geriye bi fotoğraf meselesi kaldı. Yarın teslim (gerçi artık bugün oldu saat 01.15) etmem lazım fotoğrafları. Onu da bildiğin sınıftakilerden söke söke aldım. 
Ben sınıfımdan pek haz etmiyorum da, o yüzden numaralarını alma gereği duymuyordum. Ne kadar az iletişim o kadar iyi. Ama bugün değil. Gittim hepsinden numaralarını aldım, kendi numaramı verdim :'( bir de 12'ye kadar yollamazsanız spamlarım haberiniz olsun dedim. Hani belki benim mesaj atmamı istemezler diye?? Saat 8 olmuş baktım 1 kişi atmıyor. Ben bunları düşünürken sınıftan bir kız attı. Bekledim diğerleri de atar şimdi diye, yok atmadılar.. Mesaiye biraz erken başlayıp sırayla mesaj attım ''fotoğrafları unutma'' diye. Yarım saat içinde biri yolladı biri de ''birazdan'' deyip biraz daha geçe salladı. işte 2. 3. mesajları attım falan derken zorla aldım fotoğrafları :D Telefonumda ''Sınıftakilerin çocukluk fotoğrafları'' diye bir dosya var.. bir de onlar karışmasın diye onun içine de tek tek şahsi dosyalar açtım :P  

İşte böyle, adamların hayrına olan şeyi bile zorla yapıyoruz.. 

Bir de değerlendirme yapayım bakalım durum neymiş:

Yürüyüş müziği işi (TİK)
5 adet şarkı (ÇEYREK TİK, sadece 2 tanesini seçebildik)
Fotoğraflar (TİK AMA TAM DEĞİL, göndermesi gereken 1 kişi kaldı)

Bitti sayılır. Yalnız bu şarkı seçme işi ne zormuş yaa, hem herkesin okey vermesi gerekiyor hem de herkes kendi sevdiği şeyi dinlemek istiyor :/ 

Başka ney diyecektim ben sizeeeee?? Heh!!

Şu sınıfta ne kadar haz duymadığım insan varsa bebekken tatlışlarmış :'D Sınıfımızın en vukuatlı oğlanı bile bebekken masummuş. Hakikatten en masum olduğumuz zaman bebekliğimiz değil mi? Günah yok, sorun yok, düşünülmesi gereken dertler yok.. Büyüdüğüm için üzülmüyorum ama onları gördükçe bi' ''çocuk olmak vardı be'' demiyor değilim (ama ben de çocukken büyümek için gün sayanlardandım). He ben bunu 18 (gerçi daha 2 ay var :D) yaşımdayken söylüyorum Normal mi büyüklerim??


Son bir şey daha konuyla tamamen alakasız ama demezsem içimde kalır :P
Her yerde çöp kutuları varken bizim elimizdeki çöpü boş bulduğumuz her alana atma huyu ne olacak? Geçen otobüsteyim, müzik dinliyorum bir yandan da dışarıyı izliyorum. 20 yaşından büyük 30 yaşından küçük olduğunu tahmin ettiğim koca adam (bu arada sakallar buraya kadar -göğüs hizasını gösterir-) elindeki şişeyi salladığı gibi boş bir arsaya salladı??? Hem de 10 adım yürüse koca çöp konteynerına atabilirdi ki 10 adım bile yoktur.. Ben o kadar rahatsız oldum ki anlatamam. Hani çok dikkat etmezdim bu kadar ama 5-10 adım sonra çöp var, göre bile neden yere atarsın ki çöpü? 2 saniye elinde taşımaya üşenmiş olamaz ya? Uyuz oldum cidden, düzeltmemiz lazım şu tuhaf huyları. Kendi adım için de konuşuyorum..

Hayırlı geceler efenim.


Saat 02.00 oldu sabah böyle olacağım..