9 Şubat 2016 Salı

HİKAYE: HAYAT KALANLARLA DEVAM EDİYOR



Eveeet, biraz heyecanlıyım çünkü bu hikayeyi kulüptekiler dışında kimse duymamış/okumamıştı. Eleştiriye açığım :D 

Keyifli okumalar.


Dün yanıma bir abla geldi.

Öyle yanıma geldi dediysem, benim için değildi gelmesi.
Ben öylece oturmuş kayalıklara, sahili izliyordum. Hava soğuk haliyle, aralık ayındayız. Bu saatte otobüste olmam, evin yolunu tutmam gerekirdi. Bense sırf arkadaşlarımla biraz daha konuşayım, hafta sonundan önce biraz daha vakit öldüreyim diye, sallana sallana gelmiştim durağa. Hepimizin durakları farklı, baktım yol ayrımında bir ben kalmışım. Durağa gittiğimde otobüs çoktan kalkmıştı. Öyle çok sık geçen bir otobüs de değil benimkisi. 45 dakikada bir bulur durağın yolunu. E ben 45 dakika nasıl beklerim durakta.  Sıkılırım bir kere. Hazır sahil de yakın, dedim  ne zamandır sahile de düşmüyor yolum. Hava soğuk da olsa bir sahil keyfi yapayım, kayalıklarda oturayım, İstanbul'un sanayi kokusuna karışmış deniz havasını çekeyim ciğerlerime. Tek başınalıkta huzur bulayım.
Oturdum uzunca giden kayalığın bir köşesine. Başta dediğim abla 3 bilemedin 5 dakika sonra geldi, biraz ilerime oturdu. Ne çok uzaktı, ne de fazla yakın.
Biraz sonra ablanın oturduğu yerden sesler gelmeye başladı. Hıçkırıklar, ağlarken akan burnun çekilme sesleri. Bir yandan da gülmeler kahkahalar. Ne olduğunu anlayamadım. Bir insan hüngür hüngür ağlarken nasıl olur da kahkaha atar?
Yanına gitsem mi gitmesem mi diye düşündüm bir süre.  Benim otobüsün kalkmasına da 30 dakikadan az fazla var.

Biraz izledim ablayı, öyle insana zarar verecek kötü birine de benzemiyordu. Gayet güzel kahverengi saçları vardı, fazla uzun değillerdi ama. Fiziği güzeldi belli. Bacaklarını uzatmıştı denize doğru, ince ve uzunlardı.  Geleli nereden baksan 10 dakika olmuştu. Bir ağlıyor bir gülüyordu.
En sonunda ben de cesaretimi topladım. Çantamdan selpak çıkardım. Kayalıklardan atlaya atlaya, dikkatli bir şekilde yanına gittim. Selpağı uzattım önce. Aklımda onunla sohbet etmek yoktu. Yüzünü silmesi için selpağı verecek ve durağıma gidecektim. Otobüs kalkmadan 5 dakika önce durakta olmayı planlamıştım.

Abla başta beni fark etmedi. Fark etmesi için ''şey.. buyurun, selpak'' dedim önce. Sesim fazla çıkmamış olsa gerek yine duymadı beni. Omzuna hafifçe dokundum. Kafasını bana doğru çevirdi. Gözleri ağlamaktan kızarmıştı ama tuhaf olan yüzündeki gülümseme kocamandı. Bildiğin 32 diş sırıtıyordu. Biraz klasik olacak ama dişleri inci gibi beyazdı. Yüzü ise.. insanı rahatsız edecek kadar güzel. Yaklaşınca da saçlarının düşündüğümden daha açık bir kahverengi olduğunu anladım.
Ona selpağı uzattığımı fark edince ''ah selpak!'' dedi ve nazik bir şekilde, hiç acele etmeden, kibar hareketlerle selpağı aldı.
''Teşekkür ederim, yanıma selpak almamışım'' dedi. Ses çıkarmadım.
Oturmak ister misin diye sordu.  Aslında aklımda olan bu değildi ama kendimi yanındaki taşa oturur buldum.
Daha ben sormadan anlatmaya başlamıştı bile ;

Bugün, birkaç dakika önce yeğenim dünyaya geldi.
Bunu söylerken gözlerinden bir yaş damladı. Güzel ve pürüzsüz yanaklarından çenesine doğru kaydı. Aklımdan  ''Yeğeni doğduğu için mutluluktan ağlıyor olsa gerek'' diye geçirdim. Yine de buraya gelip hüngür hüngür ağlayacak bir durum değildi bu.  Ben bunları düşünürken anlatmaya devam ediyordu..
''Yeğenim dünyaya gözlerini açtığı an.''.
Sesi kısılmıştı burada, kelimeler boğazında düğümlenmişti. Hıçkıra hıçkıra devam etti..
''Kardeşim sonsuza kadar gözlerini yumdu.''

Ne demem gerektiğini bilmiyordum. Yeğenini kazandığı gün, kardeşini kaybetmenin ne olduğu hakkında hiçbir fikrim yoktu. Bunu yaşayan bir insan nasıl sakinleştirilir, nasıl avutulur.. hiçbir şey bilmiyordum. O, son cümlesinden sonra ağlamaya başlayan ablaya hiçbir şey diyemeden, sadece baktım. Anlatmaya devam etti. Kardeşi evleneli  7 sene olmuş. Son 5 yılı hastane ve ev arasında mekik dokuyarak geçirmiş. Çocukları olmuyormuş. En sonunda  bir çocuğa sahip olacaklarmış fakat annenin hayatı tehlikedeymiş. Kardeşi ne olursa olsun bu çocuğu doğuracağını söylemiş ve bugün doğum gerçekleşmiş.
Hikayenin bu kısmında abla ağlamayı bıraktı ve gülerek, sevinç içerisinde doğan bebeğin nasıl bir şey olduğundan bahsetti.
Aynı babasına benzeyen çok güzel bir oğlan. Gözlerinin rengi şimdi belli olmazmış ama annesininkilere benziyormuş. Kirpikleri uzun, kocaman bir çift göz. Aynı annesinde olduğu gibi. Burnu da annesininkini andırıyormuş . Belki büyüdükçe daha fazla annesine benzermiş.
Ablanın gözleri, bunları anlatırken o kadar güzel parlıyordu ki. Dünyada gördüğüm en güzel gözler olduğunu düşündüm.
Sonra.. bir anda ruh hali değişti, yüzü gülmeye devam ediyordu ama  gözlerindeki o pırıltı sönmüştü. Benim de ağlamama neden olan o cümleye gelmişti sıra,

''Annesi, hayatına mal olan çocuğu görebilseydi keşke..''

Ciddiyim o ana kadar hiç ağlayasım yoktu. Zaten ağladığımı gözümden akan damlaların, dudaklarımın içinden süzülüp ağzıma tuzlu bir tat vermesiyle anladım.  Ağladığımı fark edince, ağlama hissine kavuştum. Daha fazla ağladım. Abladan daha fazla ağlıyordum.

Abla hikayesinin sonuna gelmişti. Artık o bakacakmış kardeşinin hatırasına. Normalde buraya gelmemesi gerekirmiş ama bebeğin yüzünü görünce bir ağlama tutmuş ki sorma gitsin. Hastanede akrabaların yanında da ağlamak istememiş, bundan sonra olduğundan daha güçlü olması gerekiyormuş.

Ağlamam biraz durulunca cesaret edip sordum. Ablanın yanına geldiğimden beri ağzımdan çıkan ikinci cümlenin bu olacağı aklıma gelmezdi .
''Peki abla da, niye psikopat gibi bir ağlayıp bir kahkaha atıyorsun, vallaha korktum, yanına gelmeye çekindim.'' sorduğum an pişman olmuştum bile.
Yüzüme baktı, bir kahkaha daha attı.
Ne bileyim, bir yeğenimin doğumuna seviniyorum bir kardeşimin vefatına üzülüyorum. Nasıl hissedeceğimi ben de anlamadım ki.
Ablanın bir anda bu şekilde alaylı konuşması  beni şaşırtmıştı. Devam etti..

''Neyse, iyi ki gelmişsin, teşekkür ederim. Birilerine anlatmasaydım içimde kalırdı daha kötü olurdum.  Bundan sonra bana ağlamak yok. Artık hastaneye dönüp bebekle ilgilensem iyi olur.''

Yanımdan kalktı ve uzaklaştı. Bir süre orada, olduğum gibi kalakaldım. Sonra aklıma otobüsüm geldi. Acele ile saatime baktım. Çoktan otobüsü kaçırmıştım. Bir sonraki otobüsü durakta bekledim.
Evde olmam gerekenden çok geç bir saatte gittiğimden, olan bitenleri de anlatamadığımdan bir güzel azar yedim.

Ama o gün hayatımın dersini almıştım.

Ne olursa olsun hayat, kalanlarla devam ediyor..


22 yorum:

  1. Kanka çok beğendim özellikle sonunu çok güzel bağlamışsın. Inşallah biraz daha gelişir ve romanda yazarsın :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Saol knk, beğenmene sevindim :D
      O kadar değil lan nshskxhx

      Sil
    2. O kadar o kadar :D shshshs

      Sil
  2. Kalemine sağlık yaaa, çok duygulandım benden de düştü bi damla yaş :(

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Beğemene çok sevindim^^
      Teşekkür ederim^-^

      Sil
  3. Bir anda -ne olduğunu anlayamadan-hüzünlü oldu hikaye...Eline sağlık,başka başka hikayeler de yazarsın inşallah.Okuruz biz de.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim, inşallah :D

      Sil
  4. ay çok güzel ve anlamlı ki. okurken aklımda moda kayalıkları canlandı ama orda yakında durak yok :) sevdim bi ara bloguma koyayım bunu :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ahahah benim bindiğim duraklar sahile yakın olunca :D
      Ya cidden mi O.O Teşekkür ederim :))

      Sil
  5. Yanıtlar
    1. O hissi verebildiğime sevineyim bari :D

      Sil
  6. Bence çok güzel olmuş. Başarılar :)

    YanıtlaSil
  7. çokk güzel yazmışsınnnnn. Keşke sen de katılsaydın bizim etkinliğe neyse bir dahaki sefere :) Çok duygulandırdın ama, yaşamış gibi oldum resmen :(

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkür ederim.
      Aslında ben senin etkinliği gördüm, ama geç gördüm o yüzden katılamadım. Bir dahakine beni de yaz listeye :D
      O duyguyu verebildiğime sevindim aslında :D

      Sil
  8. Çok güzel yazmissin yuregine saglik

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkür ederim, hem iltifatınız hem yorumunuz için :D

      Sil
  9. Çok güzel yazmışsın. İtiraf ediyim başta çok uzun diye ozet geciyim atlayarak okuyum dedim dayanamayıp baştan aşağı okudum.. Bravo yani gerçekten böyle bişey yaşadın da anlatıyorsun sandım. Yazmaya devam etmelisin bence... :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Böyle düşünmene çok sevindim, baştan aşağı okumana daha çok :D
      Kendimi kutluyorum o zaman :D İnşallah devam derim, böyle yorumlar beni motive ediyor :D

      Sil
  10. Bencede devam etmelisiniz. Devamı gelmeli çok güzel olmuş. Bende sondan başlayıp başa döndüm :). Bazen kitap okurkende yapıyorum bunu. Daha hızlı okumamı sağlıyor. Duygulandım, etkilendim. Kaleminize sağlık.


    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yorumunuzla beni çok çok mutlu ettiniz, ben teşekkür ederim. Hiç öyle bir teknikten haberim yoktu, nasıl oluyor ki o O.o

      Sil

Yaz yaz üşenme :)